
Salata
ve marul tek yıllık serin iklim sebzesidir. Yetişme süresi 2-3 ay gibi kısa
süreli olan salata ve marul tiplerinde açıkta ve örtü altında değişik mevsimlere
uygun olarak ıslah edilmiş çeşitlerle arka arkaya yılın 12 ayı üretim yapmak
mümkün olmuştur. Son yıllarda yağlı baş salata ve kıvırcık baş salata tiplerinin
Türkiye’deki üretimi ve yeme alışkanlığı salata ve marullara çeşit zenginliği
kazandırmıştır.
İKLİM İSTEKLERİ:
Salata ve marullar soğuğa kısmen dayanıklı, nemli hava koşullarına gereksinim
duyan serin, ılık iklim sebzesidir. Vejetasyon süresi kısa olduğundan
Türkiye’nin tüm bölgelerinde yetiştirilebilir. Yazları serin geçen bölgelerde
yaz yetiştiriciliği de mümkündür. Bu bakımdan yaz aylarında 1000-1500 m. olan
yayla kesiminde yazlık çeşitlerin yetiştirilmesi mümkündür.
Salata
ve marul gruplarının sıcağa karşı duyarlılıkları farklılık gösterir. Sıcağa
karşı kıvırcık baş salatalar çok hassas oldukları halde, yağlı baş salatalar
orta derecede hassas, yaprak salatalar daha az hassastır. İyi bir baş oluşumu
için düşük sıcaklıkta yavaş büyüme idealdir.
Salata ve marul yetiştiriciliğinde en uygun sıcaklık derecesi 15,5 ºC ile 18,3
ºC arası ise de baş bağlama esnasında 8 ºC-12 ºC arasında olmalıdır. 18 ºC’nin
üzerindeki sıcaklıklarda vegetatif devreden generatif devreye geçiş başlar.
Islah çalışmaları ile yüksek sıcaklıklara dayanıklı, çiçeklenmeyen yazlık
çeşitler geliştirilmiştir.
TOPRAK İSTEKLERİ:
Salata ve marullar iyi drene edilmiş, özellikle 25-30 cm.lik toprak tabakasında
humusça ve besin maddelerince zengin, tınlı kumlu veya kumlu tınlı toprakları
sever. Salatalar pH 6-7, marullar pH 5,5-7 olan topraklarda iyi yetişir.
Salata ve marullar toprak tuzluluğuna orta derecede hassastır.
FİDE YETİŞTİRİCİLİĞİ:
Salata
ve marul fidelerini yetiştirmek için tohumlar fide yastıklarında sterilize
edilmiş harç üzerinde 10 cm aralıklarla açılmış sıralara yapılabildiği gibi,
içlerine sterilize edilmiş harç doldurulmuş saksılara veya plastik torbalara
ekilebilir.
İyi bir çimlenme için toprak sıcaklığı 4,4 ºC ile 26,7 ºC arasında, en uygun
hava sıcaklığı 24 ºC olmalıdır.ekimden 6-10 gün sonra tohumlar çimlenir ve
toprak yüzüne çıkarlar. Bitkiler 3-4 yapraklı olduğu zaman yastıklarda seyreltme
yapılır. Fidelikte yabani otlar ayıklanır, sulama, hastalık ve zararlılarla
mücadele yapılır.
DİKİM:
Tohum ekim zamanı Akdeniz sahil kuşağında Ağustos-Aralık ayları, dikim
Eylül-Ocak aylarıdır. Hasat Ekimde başlar, periyodik olarak çok soğuk kış ayları
hariç Haziran sonuna kadar devam eder. Yayla şartlarında tohum Martta ekilir,
Nisan, Mayısta dikilir, hasat Temmuz-Eylül aylarında olur.
Fideler 6-7 yapraklı olunca tarlaya dikilirler. Yaprak salata, yağlı baş salata
ve marul çeşitleri nispeten daha küçük olduğundan, kıvırcık baş salatalara göre
daha dar aralıkla dikilmelidir. Baş salatalarda m2’de 7-12 bitki bulunmalıdır.
Genelde karık yönteminde dikim ikili sıralar halinde yapılmalıdır. Fideler sıra
arası 30-35 cm, sıra üzeri 25-30 cm olmak üzere dikilirler. Dikim sonrası
bitkilere bol can suyu verilmelidir.
BAKIM:
Dikimden sonra birkaç defa toprağı kabartmak veya yabancı otları temizlemek
amacıyla çapalama yapılır. Açık tarla yetiştiriciliğinde yağmurlama sulama
yapılmalıdır. Yetişme mevsiminde toprak ve hava nemi göz önüne alınarak toprağın
suya doyumu üstünde su verilmemelidir. Fazla su kök çürüklüğüne neden olur.
Hasada yakın dönemde fazla su ve gübreleme yapılmamalıdır.
Salata ve marulların büyüme periyotları kısa olduğundan gübre istekleri
fazladır. Salata ve marul yetiştiriciliğinde dekara 3-5 ton organik gübre
verilir. Saf olarak dekara 10 kg N, 5 kg p2o5, 20-25 kg k2O verilir. Fosforun
tümü, azot ile potasyumun 1/3’ü dikim öncesi taban gübresi olarak verilir.
Potasyum ile azotun geriye kalan kısmının 1/3’ü rozet yaprak dönemi, 1/3’ü ise
baş bağlamadan önce verilir.
HASAT:
Salata
ve marullarda hasat yapraklar kartlaşmadan ve tohuma kalkmadan önce
yapılmalıdır. Aksi taktirde acılaşma görülür. Hasat bitkinin tek tek elle
yapılması suretiyle gerçekleştirilir. Toprak yüzeyine yakın kısmından kök
boğazının üzerinden bir bıçakla kesilmek suretiyle yapılır. Tarladaki bitkinin
hepsi aynı anda hasat olgunluğuna ulaşmadığından hasadın birkaç kez yapılması
gerekebilir.
Defne ağacı, bahçeye güzellik verir. Defne yaprağı, yemeklerinize lezzet
katar. Defne yağlı sabun ise cildinizi güzelleştirir.
Akdeniz havzasında yetişen defne, herdem yeşil bir ağaçtır. Yaz, kış yaprağını
dökmez. Ülkemizin Akdeniz kıyıları başta olmak üzere Ege, Marmara ve Karadeniz
kıyıları ile bu kıyıların iç kısımlarında yetişir. Defne, Akdeniz bitki
örtüsünün simgesi olan ağaçlardan biridir.
İnsanoğlu ilk çağlardan beri defneyi sevmiş, onun pek çok özelliklerinden
yararlanmıştır. Defne, ilk çağlardan beri ekonomik ve sosyal yaşamda önemli bir
yer edinmiştir.
Roma İmparatorları ve ordu kumandanları, yaptıkları savaştan galip olarak
döndüklerinde Roma'da yapılan törenlerde başlarına defneden yapılmış taç
takarlardı. Eski Yunan olimpiyatlarında, yarışları kazanan sporcular, başlarına
yine defne dallarından yapılmış taç takılarak onurlandırılırlardı.
Bizim Cumhuriyet bayramlarında da, Anadolu'nun pek çok yerinde yapılan zafer
takları, defne ve mersin dalları ile süslenir.
Ete, balığa defne
Defne, aromatik bir bitkidir. Kokusu çok hoştur. Defne yaprağı yemeklere lezzet
verir. Defne yağı, parfüm sanayinde kullanılır.
Antalya'da 5 yıldızlı pek çok otel, gelen turistlere defne yaprakları ile
hazırlanmış banyolar yaptırarak etek dolusu para kazanır.
Et ya da balık pişirirken tencerenin içine iki adet defne yaprağı attığınızda,
yemeğiniz bambaşka bir lezzet kazanır. Boğazdaki lüks balık lokantaları kılıç
şiş yaparlar. Kılıç şiş hazırlanırken şişe, kuş başı balığın yanı sıra domates,
yeşil biber ve defne yaprağı takarlar. Defne yapraklı kılıç şişin porsiyonu
40-50 liradır.
Kağıtta sardalya balığı hiç yediniz mi? Deneyin bakın.. 3-4 tane sardalye
balığı, bir dilim domates, iki dilim soğan, azıcık zeytinyağı, biraz karabiber
ve tuz ile bir defne yaprağını alüminyum folyaya sararak fırında pişirirseniz
tadına doyamazsınız.
İzmir ve Mersin limanlarından, ABD ve AB ülkelerine her yıl 10 bin ton dolayında
kurutulmuş defne yaprağı ihraç edilir. Yurt dışına defne yaprağı yetiştirmekte
zorlanan ihracatçılar Orman bakanlığından defne ormanları kurmasını istiyorlar.
Türkiye'nin çuvalla üç otuz parnaya ihraç ettiği defne yaprağının 15 tanesi,
İngiliz marketlerinde 1.5 pounda satılır. İngiliz hanımları marketten, kutusunu
1.5 pounda aldıkları defne yaprağı ile yemeklerinin lezzetini artırırlar. Ama
her nedense bizim hanımlar balık ya da et pişirirken defne yaprağı kullanmazlar.
Halbuki İngiliz hanımların 1.5 pounda aldıkları defneyi, bizler evimizin
bahçesinden, dağdan bayırdan ya da parklardan bedavaya toplayabiliriz. Ama
etimizin balığımızın lezzetini defne yaprağı ile artırmayı hiç akıl etmeyiz.
Garlı sabun
Hatay, Kilis, Nizip yörelerinde defne ağacının zeytine benzeyen meyvesinden
defne yağı çıkarırlar. Bu yağla yapılan sabuna 'garlı sabun' denir. Pirina yağı
(zeytinyağı) ve defne yağı ile yapılan garlı sabun, cilt ve saç sağlığı için çok
yararlıdır.
Son yıllarda İstanbul'da Mısır Çarşısı'nda ve Ege ile Akdeniz'in turistik
yörelerinde garlı sabun satışları çok arttı. Özellikle AB li turistler garlı
sabunu çok seviyorlar. Eskiden çuvalda, kilosu 3-4 liradan satılan garlı sabun,
şimdi lüks karton kutularda, tanesi 2-3 liradan alıcı buluyor.
Defne güzel bir ağaçtır. Bulunduğu bahçenin güzelliğine güzellik katar.
Haydi! Bahçenize bir defne fidanı dikin. Bahçeniz yoksa balkon ya da teras da,
saksıda defne yetiştirin.
Tavuk, hindi ya da et haşladığınız tencereye iki tane defne yaprağı atıp tadının
farkına varın. Mutfağınızda kurutulmuş defne yaprağını eksik etmeyin. Banyoda da
garlı sabun kullanmaya başlayın.
*Fidelerin günün serin saatlerinde gerçekleştirilmesi, fidenin tutması ve
sağlıklı gelişmesi açısından büyük önem taşır.
*Fideyi tepsiden çıkarırken, yapraklı kısmından tutmak, fide gövdesinin
zedelenmesini önler. Fide kendiliğinden yaprağını tamir edebilir; ancak
gövdedeki zararı onarması zordur.
*Dikim yaparken fidenin torf seviyesinde dikilmesine özen göstermek gerekir.
Aksi halde, fidenin kökü, olması gerekenden daha derinde kalacağından, gelişmesi
zorlaşır.
*Dikimi takiben bolca can suyu verilmelidir. Can suyu, Bitkinin yeni ortamına
kolayca uyum sağlamasına neden olur.
*Erime ilacını dikimden en geç bir gün sonra vermek şarttır. 10 gün içinde de
bolca su ile birlikte dengeli bir gübre takviyesi yapılmalıdır.

ŞUBAT AYI
Fındıklarda
dişi çiçekler yani karanfiller iyice olgunlaşmışlar, erkek çiçekler diğer adıyla
püsler de fenerleşmeye yani çiçek tozlarını yaymaya başlamışlardır.
Özellikle yağış olmadığı hele de hafif hafif esen rüzgarlı günlerde fındık
bahçeleri sapsarı bir tül gibi görünmeye başlar. Bu, sarı renkli çiçek tozlarını
rüzgarlarla uçarak karanfillere ulaşması ve döllenmenin başlayacağının
işaretidir.
Havalar bu ayda ne kadar güzel geçer, ne kadar içek tozu uçuşur ve karanfillere
ulaşırsa ve döllenme ne kadar iyi olursa, o yıl ürün de o kadar bol olabilecek
demektir.
Elbet iyi ve bol ürün almak için, döllenen karanfilleri de iyi beslemek gerekir.
Bunu için yanmış çiftlik gübresini bu adan itibaren verilmelidir. 3-4 yılda bir
kullanılan çiftlik gübresi ocakların çevresine dal izdüşümüne (dalların tam
altına) gelecek şekilde 25-30 kg kadar ve kesinlikle toprağa karıştırılmak
suretiyle verilmelidir.
Unutulmamalıdır ki bir ton yanmış çiftlik gübresinde 5,5 kg azot, 2,5 kg fosfor,
5,5-6 kg potasyum ve diğer bazı bitki besin maddeleri bulunmakta, ayrıca verilen
toprakların yapısını da iyileştirmektedir.
Bu sıralarda, zarar yapmaya başlayan kozalak akarı’nı ve kışı kozalak içinde
geçiren filiz güvesi’ni yok etmek için kozalakların elle toplanarak yakılması
oldukça yararlıdır.
İyi bir gübreleme; daha çok ürün, daha bol kazanç demektir.
Kullandığımız çiftlik gübresi yanmamış ise , Bahçemizin gübreden yeterli faydayı
görmediği gibi ısırgan, böğürtlen gibi yabancı otlarla da bulaşabileceği
unutulmamalıdır.
ŞUBAT AYI
- Fasulye ve bezelye ekilecek yerlerin toprak hazırlığı yapılır.
- Karnabahar ,lahana ve pırasanın hasadı tamamlanır. Havuç , ıspanak, marul ve
turpun hasadına devam edilir.
- Fide elde etmek için , sıcak yastıklar hazırlanır.
- Biber , domates ve patlıcan tohumları sıcak yastıklara ekilir.
- Hava şartları elverişli gittiği takdirde , toprak hazırlığına devam edilir.
- Fidelik toprağı mantar hastalıklarına karşı ilaçlanır.
ŞUBAT AYI
- Ocak ayında yapılması gereken işlerden, gerçekleştirememiş olanlar
sonuçlandırılır.
- Klok hastalığına karşı mücadeleye devam edilir.
- Uygun hava koşullarında toprak işlemesine başlanır.
- Çelik alma işleri yapılarak ;çelikler kumda saklamaya (Katlamaya) alınır.
Eklem ağrısı, kas ağrısı, iştah kaybı gibi küçük sindirim problemleri,
hafif bulantı ve mide gazı tedavilerinde biberiyeden iyisi zor bulunur.
Biberiye yaprağı, eklem ağrısı, kas ağrısı, iştah kaybı gibi küçük sindirim
problemleri, hafif bulantı ve mide gazı tedavilerinde kullanılır. Biberiye
yaprakları, çeşitli maddeler içerir.
Bakteri öldürücü etkisi
Bakteri öldürücüdür, sindirimi kolaylaştırır ve bağırsak bölgesini rahatlatır.
Dahilen tentür ya da çay gibi, içecek olarak alınır. Biberiye yaprakları,
sıkılarak uygulanabilir veya sıcak su içine bırakılarak ıslatılabilir ve
yapraklar bükülerek de kullanılabilir.
Biberiye yağı cilde uygulandığında, cilt yüzeyindeki kan akışını arttırır. Tıbbi
Etkileri ve Kullanımı Biberiye bitkisi sağlığa çok yararlı olduğu gibi, mükemmel
bir güzelleştiricidir.
Biberiyenin tıbbi etkileri
• Kan dolaşımını hızlandırır.Kılcal damarları açar.
• Karaciğeri tedavi eden bitkilerin başında gelir.
• Biberiye yağı,kanser tümörlerinin ve vücuttaki yağ bezelerinin zamanla
eriyerek kaybolmasını sağlar.
• Sinirleri uyarır ve güçlendirir.
• Mide ve bağırsakları uyarır. Böylece sindirime (özellikle yağlı yiyecek
yendiğinde) yardımcı olur.
• Hazımsızlıktan oluşan gazları söktürür.
• Safra salgısını artırır.
• İdrar söktürücüdür.
• Kadınlarda aybaşını düzene sokar. Gecikmeleri önler. İyi bir adet
söktürücüdür.
• Etkili bir toniktir.