Ofis, fındık satacağını duyurdu, fiyat 1,5 TL düştü
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) fındık alım ve satımından vazgeçmesinin ardından serbestleşen fındık piyasasında yeni bir gelişme yaşandı.
Depolarda bulunan 500 bin tondan fazla fındığı yağ yapımı ve stok satışıyla 100 bin tonun altına indiren ofis, 2011'de rekoltenin yüzde 30-40 düşmesi sebebiyle fiyatların aşırı yükselmesine müdahale etti. İlk olarak ağustosta depolardan fındık çıkaran ofis, vatandaşın aldığı iç fındığın 14,5 lira kadar yükselmesi üzerine ocak ayında da satış yapacağını duyurdu. Ofis, levant kalite kabuklu fındıkları 16 Ocak 2012 tarihinden geçerli olmak üzere, kilosunu 6,50 liraya satacak. Ofisin duyurusunun üzerinden 2 gün geçmesine rağmen fındık fiyatları bir anda aşağıya indi. Köylünün 7,1 liradan sattığı fındık, 6,6 liraya düştü. Piyasadaki iç fındık ise 14,5 liradan 13,5 liraya geriledi. Tüketici geçen yıl iç fındığı 9,5 liraya yiyebilirken, fındık üretiminin 405 bin tonlara kadar gerilemesi sebebiyle fiyatlar 14,5'a fırladı. Ofisin fındık satışının başlamasıyla tüketicinin 12 liraya fındık yiyebileceği tahmin ediliyor. Haftaya pazartesi gününden itibaren ofisin depolardaki 2009'a ait 60 bin ile 80 bin ton civarındaki fındığı piyasaya süreceği kaydediliyor.
Sağlık Sigortası İçin Başvurmayan Borçlu Olacak
1 Ocak'ta başlayan uygulama ile herkes sağlık güvencesine kavuştu. Ancak sosyal güvenlik kapsamında olmayanların bir an önce genel sağlık sigortasına başvurması büyük önem taşıyor. Aksi halde gelirlerine bakılmaksızın 212 TL'lik borç çıkarılacak.
Son yıllarda sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde birbiri ardına uygulamaları hayata geçiren Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu, bir ilke imza attı. Yeni uygulama ile nüfusun tamamı sağlık güvencesi kapsamına alındı. Önceki günden itibaren 74 milyon nüfus, artık zorunlu genel sağlık sigortalısı oldu. Kişilerin kendi isteğine bakılmaksızın tamamı, genel sağlık sigortası kapsamına alındı. Hiç kimse 'ben devletin sağlık güvencesini istemiyorum' deme hakkına sahip değil. Sosyal güvencesi olmayanların genel sağlık sigortasına başvurması zorunlu. Bu kapsamda 1,7 milyon kişi var. Bu kişilerin bir ay içinde başvuru yaparak genel sağlık sigortalısı olması gerekiyor. Aksi takdirde ailedeki her kişi için aylık en yüksek tavan olan 212 TL prim borcu çıkarılacak. Bu bir kereye mahsus da olmayacak. Her ay aynı prim borcu işlemeye devam edecek. Bu nedenle sosyal güvencesi olmayanların bir an önce genel sağlık sigortasına başvurması gerekiyor.
Yeni Tren Seferleri Nasıl Olacak?
Yüksek Hızlı Tren Hattı'nın yapımı nedeniyle kapanacak olan Köseköy-Gebze hattı, nasıl dağıtılacak? Yük ve yolcu taşımacılığı için nasıl bir strateji izlenecek?
Ankara-İstanbul arasındaki seyahat süresini 3 saate indirecek olan Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattı'nın Eskişehir-İstanbul kesiminin yapımı devam ediyor. Yolcu taşımacılığı açısından yolculuk süresini yarıya indirecek olan bu yatırımla ilgili heyecan da sürüyor.Fakat yapım çalışmalarının ortaya çıkaracağı bir sıkıntı, kafalarda ilk aşamada bazı soru işaretleri yarattı.
Yeni yapılan Yüksek Hızlı Tren hattı, Köseköy-Gebze kesiminde istimlâk zorlukları nedeniyle tamamen mevcut hat üzerine oturduğundan, çalışmaların belli bir döneminde demiryolu ile yük ve yolcu taşımacılığı yapılamayacak. 1 Ocak 2012'den 31 Ocak 2012 tarihine kadar belli saatler ile sınırlı olarak kapatılacak olan hat, 1 Şubat 2012 tarihinden itibaren 24 ay boyunca tamamen kapatılacak. Bu durumda demiryolu ile seyahat eden yolcuların trafiği nasıl sağlanacak? Alternatifi olan yolcu taşımacılığı sorunu çözülse bile yük taşımacılığı sorunu nasıl çözülecek?
Türçek'in Büyük Akgöl Çalışmaları
Sakarya’da Ferizli ilçesine bağlı Gölkent beldesinde bulunan Büyük Akgöl, 3.5 km2 yüzölçümüne sahip küçük bir göl. Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu TÜRÇEK Büyük Akgöl'ü korumak için kolları sıvadı.
Doğal güzelliğiyle dikkat çeken göl, yöre halkı için çok önemli. Çünkü 2001 yılına kadar yörenin içme suyunu karşılamiş ve balıkçılık yöre halkının en önemli geçim kaynağı olmuş. Halk, gölü turizme ve su sporlarına açmayı planlamış. Gerekli altyapı çalışmalarını yaparken bir sabah yeşile boyanmış bir gölle uyanmışlar. Yıllardır yörenin zirai atiklarını toplayan göl artık bu yüke dayanamamış ve 2001 Ağustosunda gölün ilk ‘alg patlaması’ gerçekleşmiş. Bunun üzerine il Çevre Müdürlüğü, 18.07.2001 tarihinde bir rapor hazırlayarak gölün çok kirli olduğunu ve içme suyunu karşılayamayacağını belirtmiş. Artık bölgenin içme suyunu Sapanca Gölü karşılıyor. Ancak Sapanca Gölü İzmit ve Sakarya’nın da içme suyunu karşıladığından büyük bir baskı altında.
TÜRÇEK Büyük Akgöl’ün sorunlarını ve çözüm önerilerini ortaya koymak için kolları sıvadı. Alg patlamasına neden olan türlerin Anabaena ve Microcystis türleri olduğunu belirledik. Kirliliğin önüne geçebilmek için zirai atikları göle taşıyan kanalların ve göl suyunu Sakarya Nehri’ne boşaltan kanalın kapatılması gerektiğini il Çevre ve Orman Müdürlüğü ve Ferizli Kaymakamlığına bildirdik.
Bu sorunlara rağmen Akgöl’de hala eşsiz bir doğal güzelliğin içinde balık ziyafeti yapabilirsiniz. Ancak bu küçücük göl ve çevresinin içerdiği doğal güzellikleri görmek isterseniz elinizi çabuk tutmaniz gerekiyor! Çünkü bu gölün tabanında bulunan turba (torf) birilerinin iştahını kabarttı. Yeni maden kanunu ile bu kanuna bağlı olarak değiştirilen onlarca yasa ve yönetmeliğin ARŞAH NAK. İNŞ. ve TİC.LTD.ŞTİ.’ne verdiği yasal ama bizce meşru olmayan izinle ve çevresel etkileri önemli değildir iznini alarak 22.06.2005 tarihinde turba arama işlemine başlandı...
1500 hektarlik alanda arama ruhsati alan şirket bu izin sayesinde Akgöl’ün tamamında arama yapabilecek ve göldeki toplam maden rezervinin %10’unu çikarabilecek. Turba arama ve çikartma faaliyetinin ardından Büyük Akgöl’de, Bolu Yeniçağ Gölü’nde olduğu gibi ekolojik denge tamamen bozulacak ve canli organizma kalmayacak. Büyük Akgöl 3.5 km2’lik kocaman bir havuz haline dönüşecek.
Dünyanın En Büyük Fındık Ağacı
Kastamonu ili Ağlı ilçesi Tunuslar köyü Fas Tarlası mevkiinde Türbe tepesinden, zirveden etrafa bakıyorum tam karşımda ileride uzun ince bir yol var.
Bu yol Daday’a gidiyor.Arka tarafımda ise müsellimler, Adalar ve ileride Ağlı Kalesi gözüküyor. İleride çok uzaklarda Seydiler’in tepeleri buğuların arasından seziliyor.
Zirvede, Türbe Tepesinde Çantı (balta ile şekil verilmiş ağaç)mezar da Tunuslu bir komutanın yattığı söylenmekte. Tunuslar adı verilen bu köye Türk-Tunus Dostluk çeşmesi yapılmış, her yıl temmuz ayında yapılan etkinliklerle de Türk-Tunus dostluğuna katkıda bulunulmakta.
Tunuslardan türbe tepesine doğru İl Özel İdaresinin yeni açtığı yoldan şenlik meydanına kadar olan yolda giderken dikkat edecek olursanız size eşlik eden birçok fındık ağacının olduğunu görürsünüz.
Kocaman gövdeli fındık ağaçlarının olabildiğini ben ilk kez burada görmüş ve çok şaşırmıştım.
Yıllardır burada yapılan şenliklere dışarıdan gelenler bu ağaçların gölgesinde yemiş içmiş eğlenmişler.


